|

Eminim hepimizin dostları vardır.Yada dost bildiklerimiz.Dost bildiklerimiz gerçekten dostumuzmudur?
Sevgili DERYA MAGAZİN okurlarım ve gönül dostlarım ! Bu yazımda gerçek dostluk nasıl olur onu anlatmaya çalışacağım.Gerçek dostla ilgili çok beğendiğim bir öyküyü sizlerle paylaşmak istedim.Bakın gerçek dost nasıl oluyor? Sürçü lisan olursa affola.....
Genç adamın biri, Dermiş babasına her gün;
'Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
Baba, itiraz eder, Olmaz öyle çok dost, hakikisi Belki bir, belki iki,
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki... Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma, Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya... Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala. Baba der ki oğluna,
'Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'. Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüşler de bir adamı, Koymuşlar çuvala,
Dıştan böyle sanılmakta. Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı.
O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı,
Kapar hızla kapıyı delikanlının suratına, Almaz içeri arkadaşını,
Böylece tek tek dolaşır delikanlı, Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır. evlat geriye döner. Ama içten yıkılır...
Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba 'hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona. Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar... Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri. Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte, Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de serpiştirirler toprak. Belli olmasın diye dikerler sarımsak...
Genç adam gelir babasına; 'Baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
Babası; 'daha erken, o belli olmaz daha. Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,
Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak, dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana...'
Genç adam, aynen yapar babasının dediğini, Maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen DOST;
'Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını böyle iki tokada'!
Evet dostlarım bence gerçek dostlar,dostlarını satmayanlardır.Aslında dostunu satanlar bilmezki asıl sattıkları kişi kendileri ve sadakatlarıdır.Onlar dost değil güven satarlar.
Bakın Mevlana ! Dostlukla ilgili nasıl bir anlatım yapmış.
"DOST"
Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin; fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok; Dost matematiksel olmali; Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli... Geçmişi çıkarmalı... Yarını toplamalıi...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...
Mevlana
SEVGİLİ DERYA MAGAZİN OKURLARI !
Beni tanıyan herkes bilirki ben ne dostumu satarım nede onun dostluğuna ihanet ederim.Henüz 16 yaşında lise 2 öğrencisi bir gençken ,27 gün boyunca siyasi şubede türlü işkenceler altındayken bile kız arkadaşı için kavga ettiğim dostumu satmadım.Ben canımı veririm ama ne dostumu satarım nede dostumun sırrını.
Nerdeyse tüm tanıdıklarım bana , Metin insanları çok kolay kaybediyor herkesi kendine düşman yapıyorsun,bak etrafında kimse yok derler.
Evet haklılar,çünki ben sırf para için benliğimi satmıyor ve çıkarlarım için siyaha beyaz demiyorum.Sevmiyor ve kabullenemiyorum emenate hıyanet edeni,yüzüme gülüp arkamdan konuşanı.Beni bir dost gibi dinleyip,sırrımı korumaktansa üzerine bin katıp anlatanları,arkasından NAMUSSUZ,ŞEREFSİZ diyerek ve bir dünya hakaret ettikleri insanlarla karşılaştıklarında,sanki sövdükleri insan o değilmiş gibi sarılıp iki yüzlülük yapanları sevmiyor ve o tür insanları yaptıklarıyla ifşa ediyorum.
Heyhat yalanları ortaya çıktığında bile pişkinlikle gülen,inkar eden bu iki yüzlü insancıkların en yakın dostları kim oluyor dersiniz ? tabiki arkasından küfür ettiği ve dedikodusunu yaptıkları insanlar :))
Ne demişler hacı hacıyı mekkede,hoca hocayı tekkede bulurmuş.Kapitalizme esir olmuş,sonsuza dek yaşayacağını düşünen,para ve iktidar için tüm manevi değerlerini yitiren bu insancıklara sadece acıyorum.
Ben Metin.Namı diğer ADANALI METİN !
Hayatın aslında ne kadar kısa olduğunu bilerek,örf adetlerime ve manevi değerlerime sahip çıkarak yaşadım ve sadece mutlu olmak istedim.Bana dokunmayan yılan bin yaşasın demedim.Yaşadığım sürece de hiç bir namussuza ne parası nede mevkisi için efendim demedim,şakşakçılık yapmadım.
Ne meşru görünüp her türlü pisliği yapanlara,nede gayri meşru dünyada Delikanlılık raconu kesip,kestikleri raconların tam tersinde hareket eden namussuzlara pabuç bırakmadım.Malımı ve paramı kimseden esirgemedim.Konu ne olursa olsun benden yardım ısteyen ne kadın nede erkek kimseyi geri çevirmedim. Hiç kimsenin namusuna yan gözle bakmadım,gerek benim gereksede başkalarının namusuna yan gözle bakana da kim olursa olsun yeri geldi canım pahasına her tepkiyi gösterdim.Para için ne namusumdan nede şerefimden ödün vermedim vermeyeceğim.
Geride kalan yıllara dönüp bakıyorumda "DOSTUM" diyebileceğim en fazla 2 kişi hatırlıyorum.Maalesef ikiside öldü ve hakkın rahmetine kavuştu.Artık dostum yok.Dostum geceler ve yalnızlık oldu.Haa birde sigaram.Hemde Öyle bir dostki,paketten her sigara alışımda bana "Sigara sağlığa zararlıdır " diyor.
SON OLARAK DİYORUMKİ DOST BENİM İÇİN GÜL TOHUMUYDU. BEN O TOHUMU ALDİM YÜREGİME EKTİM ONU KANIMLA SULADIM CANIMLA BESLEDİM VE GÜL OLUNCAYA KADAR BÜYÜTTÜM. BAZEN DALINDAKİ DİKENLER YÜREĞİMİ KANATTI AMA BEN YİNEDE O GÜLÜ KOPARIP ATMAYA KIYAMADIM...!
METİN YÜCEL
Yazarın Diğer Yazıları Yeni Haberler
Eski Haberler
|