|

HIRS VE KİBİR!
Ulu bir çam ağacının yanında bir kabak filizi yeşermiş. Bahar ilerledikçe kabak filizi çam ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve nerdeyse çam ağacıyla aynı boya gelmiş.
Çam ağacıyla aynı yüksekliğe gelen kabak, biraz kibir birazda kendini beğenmişlikle dayanamayıp sormuş çam ağacına: Sen kaç ayda bu boya geldin çam ağacı?
10 yılda diye cevap vermiş çam ağacı.
10 yıldamıı diye gülerek ve küçümseyerek çiçeklerini sallamış kabak ve bak ben 2 ayda seninle aynı boya geldim demiş.
“Doğru” demiş çam ağacı “doğru”.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başlayıp, güneşin sıcaklığı düşmeye başladığında kabak önce üşümeye, sonra yapraklarını dökmeye, soğuklar arttıkça da aşağı doğru inmeye başlamış.
Biraz korku, biraz endişe ve birazda utançla sormuş çam ağacına: Bana neler oluyor çam ağacı?
Çam ağacı, boyu çok kısalmış olan kabağa acıyarak bakmış ve ölüyorsun demiş.
Korku içindeki kabak sormuş tekrar yukarıya bakarak, ama neden, nasıl olur ben 2 ayda senin kadar büyüdüm?
Çam ağacı cevap vermiş, benim 10 yılda geldiğim yere sen 2 ayda geldiğin için.
Evet, gönül dostlarım bunca yılda bu boya ve düşünceye gelen ben gördüm ki etrafımız kendini hikâyedeki kabak gibi görenlerle dolu. Aramızda ve yanımızda bulunan bu kabakların soğuk kış mevsiminde kabak olduklarını anlamaları ve yaz kış yapraklarını dökmeden evsiz kuşlara ev sahipliği yapan çam ağaçlarının kıymetinin bilinmesi, hırs ve gururdan uzak çam ağacı gibi dostlara sahip olmanız dileğiyle.
NOT: Ben bir çam ağacıyım ..
Metin YÜCEL
Yazarın Diğer Yazıları Yeni Haberler
Eski Haberler
|