|

SEN, SEVDAM VE BEN!

Bekledim… Gidip gelip baktım o telefonun anlamsız ekranına… Bekledim aramanı her dakika belkiler geçti aklımdan, her saniye keşke dedim kimse duymadan… Korktum anlatmaya, hala seni sevdiğimi, hala sana deliler gibi âşık olduğumu anlamalarından korktum… İnsanların o lanet olasıca yüzlerinden sakladım gözlerimi…
Evet, artık korkarak seviyorum seni ve bekliyorum… Beklediğim günleri biriktiriyorum… Her sabah uyandığım yeni güne senin adını veriyorum… Gidişine yüklüyorum bütün mutsuzluklarımı… Her gün karşılaşıyorum pişmanlığımla… Allah kahretsin neyi sevdim ben sende diyorum. Her seferinde bir cevap bulmaktan nefret ediyorum…
Sana bakarken gözlerinde kendimi bulmayı sevdim…
Sana sarılmayı, teninin sıcaklığını dudaklarımda hissetmeyi sevdim.
Sana sarılıp uyumayı, başımı göğsüne yaslamayı sevdim…
Seni sevdiğimi defalarca haykırabilmeyi sevdim yüzüne…
Vurdumduymazlığındı belki de beni sana bağlayan…-kaçan kovalanır aptal kaçan kovalanır”-bunu bir türlü kabul ettiremedim beynime de kalbime de ve bu yüzden hep kovaladım… Sende kaçtın… Hızlı ve büyük adımlarla… Kimi zaman koşarcasına kimi zaman yürüyerek… Tam yakaladığımı sandığımda her defasında yerde buldum kendimi, elimde sen değil çakıl taşlarının bıraktığı yaralar oldu… Derim parçalanıyordu seni severken, yavaş yavaş tükenmek buydu işte…
Seni severken bittim ben… Yokluğunla tamamlanacak, yok olmaktan kurtulacaktım oysaki… Nerden bilebilirdim ki gidişinin bitmek olduğunu, nerden bilebilirdim ki yokluğunun aslında beni öldürdüğünü…
İnsan bazen dönüşü olmayan kararlar veriyormuş onu anladım…saçma sapan bir inattı belki de yokluğunun sebebi…önemsizce bir olay sonunda tüketilen tek bir cümle hayatımın rotasını değiştirdi…artık fırtınada sürükleniyorum…yokluğunun,gidişinin fırtınası….
Ne olurdu sevsen beni? Ne olurdu son bir şans verseydin bana?
Anlamıyorum, aklım almıyor bu kadar çabuk mu parçalanır sevgiler… Bahsettiğim senin sevgin de değil belki bilmiyorum bilemiyorum… En azından benim sevgime saygı gösterseydin… Ölür müydün sanki sevseydin beni?
Bu kadar zor olmamalıydı… Ben fazlasını yapıyorum çünkü… Zorlanmadan, korkmadan, bıkmadan, herkese-her şeye inat seviyorum…
Tüm dünyaya ve tüm insanlara belki binlerce kez haykırdım seni sevdiğimi. Her zaman gurur duydum seninle ve sana olan aşkımla. Sevmek emek ister, sevmek cesaret ister, sevmek sabır ister derler ya… Ben seni sevmekle tarlasına umut eken bir çiftçi, en güçlü ordulara kafa tutacak bir asker ve bir sabır ağacı oldum dallarıyla kuşlara ev sahipliği yapan.
Haykırdım haykırıyorum haykıracağım SENİ SEVİYORUMMMMMMMMMMMM…
Yazık benim kadar olamadı yüreğin… Ben senin sevgisizliğinden korkarken sen sevmekten korktun… İşte en büyük fark buydu ve sen bunu hiç kabul etmedin…
Önceleri hatayı hep sende arıyordum ama artık düşüncelerim o kadar değiş tiki. Artık kendimi sorguluyor ve hatalarımı görüyorum. Aklımdaki her cümle seni haklı çıkartıyor. Artık kavgalarım kendimle… Senden sonra bende kırdım kalbimi ve bütün suçu onun üstüne attım, çaresizliğimden mi bilmiyorum ama bence tek sorumlu oydu kalbim.
Evet, haklısın ben güvenilecek biri değilim sanırım. Öyle ya öz ablasının bile güvenmediği ve sevmediği birini sevmeni ve güvenmeni nasıl beklerim senden. Nasıl beklerim teninin tenimi yakıp kavurmasını, nasıl beklerim bana SENİ SEVİYORUM demeni, nasıl beklerim hayallerime ortak olmanı, nasıl beklerim elimden tutup başını omuzlarıma dayamanı, nasıl beklerim, nasıl beklerim…
Oysa ben herkesi sevmiş ve güvenmiştim.
Yüreğim artık yerde, yüzüne bile bakılmayacak bir leşten farkı yok…
Yüreğim paramparça… Ve ona artık sadece sen değil bende bakmıyorum…
Yüreğim… Benim umutsuz, çaresiz, tükenmiş yüreğim…
Şimdilerde fark ediyorum sevmek sevdiğini haklı çıkartmakmış… Bana yaptığın onca şeyi yeni yeni hissediyorum. Kimi zaman güçleniyor kalbim ayaklanacak oluyor, o zaman değişiyor benimde duruşum, sana karşı daha güçlü daha dik oluyor bedenim…
İşte o zamanlar senin tek bir bakışın omuzlarıma yüklenip yıkabiliyor, tek bir kelimen bile beni olduğum yere yıkabiliyor… tek başıma ordulara kafa tutacak cesaretim ve gücüm varken sen tek bir kelimenle beni durduruyor ve bütün gücümü alıyorsun bedenimden… Çünkü o kadar çok seviyorum ki seni sevdiğim…
Seni çok sevdim de sen anlayamadın bunu… Belkide anlamak istemedin. Kimse seni böyle sevmediği için bir garipti bakışların. Anlamadığın, anlam veremediğin bir şeye baktın sen sadece. Haklıydın belki de, artık bende anlam veremiyorum seni nasıl bu kadar sevdiğime… Neden diyorum neden ve nasıl sevdim bu kadar çok? Çünkü artık sevmek mutluluk değil acı veriyor bana… Sevmek kolay değil… Sevmek derken bile zorlanmalı dilimiz, çünkü o kadar değerli ve özel bir kelime ki “SEVMEK”…
Hayatım boyunca gerçekten sevdiğim tek kadınsın sen. Benim için en değerli ve en özel kişisin bu dünyadaki. Canımın sana can vereceğini bilsem tek bir saniye bile tereddüt etmeden senin için canımı verecek kadar sevdim ve seviyorum seni… Etrafımda dönen o kadar çok kadın varken, hiçbirini görmüyor gözlerim. Kulağım senden gelecek telefonda ve bana söyleyeceğin tek bir kelime de.
Oysa sen bunu hiç anlamadın. Seni nasıl ve ne kadar çok sevdiğimi anlamanı beklemiyorum artık.
Her kelimenin sözlükte tek bir karşılığı varken “ AŞK “ kelimesinin tek bir karşılığı varmı? Hem mutluluk, hem acı, hem hasret, hemde vuslat tır “ AŞK “…
Gerçekten âşık bir insandan beklenmeyecek tek bir şey vardır “MANTIK” .Evet bence AŞK’ ta mantık yok. Kim bilir beklide ben sende mantıksızlığı sevdim.
Artık seni sevmek sadece mazoşist eğilimlerden ibaret geliyor bana. Çünkü ben seviyorum ve anladım ki bu sevgi bana sadece acı getiriyor. Seni sevdikçe canım acıyor… Derime batıyor sevgim. Kanım fışkırıyor kesik yaradan ve kendime duyduğum içimdeki nefreti akıtıyor…
Sevdiğim için yenildim beni ben yapan kalbime, düşüncelerime ve sevdama.
Düşündüm ve vazgeçtim,
Artık hayal kurmayacağım,
Her gece uykuya yenik düşmeden gözlerim, seni Tanrıdan dilemeyeceğim,
Her sabah gözlerimi açtığımda resmine bakarak belki bugün gelirsin diye beklemeyeceğim,
Tenim teninle yanmayı beklemeyecek,
Seninle öpüşürken beni bambaşka âlemlere götüren nefesini ve dudaklarını,
Geceleri sen uyurken gülümseyerek dinlediğim horuldamanı,
Uyanırsın diye korkarak tenine değen bir nefes gibi okşadığım saçlarını,
Evet, sevdiğim artık senden sevgi dilenmeyecek ve senden sevgini istemeyeceğim.
Sadece seveceğim seni.
O tatlı sesin kulaklarımda çınlayacak,
Her rüzgârdan senin kokunu getirmesini bekleyerek seveceğim seni,
Gördüğüm her mavi gözlü bebekte seni görecek gözlerim ve usulca ağlayacağım biliyorum.
Sen ve bebeğimizin neşe dolu sesleriyle dolacak bir yuvayı düşlerimde yaşatarak,
Senin kollarımda uyuduğun o geceleri hatırlayacak,
Sen uyurken Allah ‘ a seni koruması ve bana bağışlaması için dua edemeyeceğim,
Seni uykumda bile seven ben,
Artık sen olmadan seveceğim seni,
Demir parmaklıkların arkasında iken bile ALLAH’A seni koruması için dua eden ben
Seni benden ayıran görünmez demir parmaklıklara rağmen seveceğim seni,
Paramparça yüreğimle…
CANDERCAN
Yazarın Diğer Yazıları Yeni Haberler
Eski Haberler
|