E-Bülten






Haber Manşetleri

Derya Magazin Derya Magazin - YAZARLAR Untitled Document
Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta

Kimler Sitede

Çevrimiçi Üye Yok
YAZARLAR
SİYASİLERE SAĞDUYU ÇAĞRISIDIR. PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 05 Haziran 2008

Artık sözün bittiği noktadayız.

          Adımız DERYA MAGAZİN.Ne hayallerimizi nede  TÜRKİYE sevgimizi kimseler sorgulayamaz ve vatan sevgimiz  DERYA'lara sığmaz.

         Ey siyasiler,ey yüksek yargı organları,generaller,büyük güçlü bürokratlar ve ülke gündemini etkileyen söz sahibi Rektörler. Ey devlet ve hükümet üzerinde etkili iş dünyası ve yine gündemi belirleyebilen ulusal medyamız. Ey benim cefakar kadersiz halkım,değerli gönül dostlarımız, değerli DERYA MAGAZİN ailesi ve ey büyük TÜRK MİLLETİ !!

        Eğer bugün dünyadaki bir çok kalkınamamış ülkelerin halkları gibi ve bir çok Müslüman milletler gibi açlık yoksulluk doğal afetler musibetler ve felaketler gibi nedenlerden dolayı sıkıntı içinde değilsek, veyahut da doğal zenginliklere sahip  ''Özgürlük götürülmek istenen'' 3.dünya ülkeleri gibi bizde bir gün emperyalizmin ve Siyonizm’in çizmeleri altında ezilip zulüm görmek istemiyorsak milli birlik ve beraberliğimizi kaybetmemeli,birbirimize düşmeden siyasi ve ekonomik istikrarımızı korumalıyız.Dahası,dün sağ-sol,alevi-Sünni olarak bugün de laikçi-şeriatçı gibi sıfatlarla birbirimize düşürülüp Siyonist gizli servislerin ve bunların Türkiye’deki deki medya tik maşalarının entrikalarıyla oynanan oyunlardan ve tuzaklardan korunmalıyız.

 

       Kimse İslamiyet’i ve dindarlığı İran modeli bir şeriatla,Atatürkçülüğü ve onun muasır medeniyetler seviyesinde olmak anlamına gelen gerçek insan hak ve özgürlükleri,din ve vicdan özgürlüğü anlamına gelen çağdaş ilkelerini halkın inanış yaşayış ve eğitimini engelleme olarak kullanıp istismar etmemelidir.Ne yüce dinimiz siyasallaşıp siyasi rant kaynağı edilsin, ne de Atatürkçülük istismar edilerek laiklik ve dolayısıyla yargı ordu gibi kurumlar siyasallaştırılıp karşı tarafa dayatma ilkesi olarak kullanılsın.Kimse işine geldiği gibi kendi ideolojisi yönünde ''ilke'' diye tutturup işine gelmediği yerde de ''Demokrasinin gereği'' diye bukalemun gibi her türlü renge bürünmesin.

 

       Kendi egolarımızla siyasi hırs ve çıkarlarımız için değil, ülkemizin geleceği için birlik ve barış içinde çalışmalı ve farklı düşüncelere saygı duymalıyız.Gelişmiş çağdaş bir toplum ancak böyle tesis edilir.

 

        Hükümetler geçici TÜRKİYE ise kalıcıdır.

 

        Ey siyasiler bırakın kim kimi nasıl dinliyor gibi kısır tartışmaları ve Türkiye için çalışın.Unutmayın ki seçmenleriniz size bu güzel vatana,TÜRKİYE’YE hizmet etmeniz için oy verdi.

 

        DERYA gibi zenginliklere,DERYA gibi kültür hazinelerine  ve DERYA gibi bir tarihe sahip güzel TÜRKİYE’MİZE sahip çıkalım ve şunu hiç unutmayalım TÜRK’E TÜRK’TEN BAŞKA DOST VE VATAN YOK BU DÜNYADA”.

 

       DERYA LAR dolusu barış,mutluluk ve huzur dolu bir gelecek sizlerin olsun .

 

      Sevgi pınarıyla sulayıp büyüttüğümüz umut çiçeklerimiz hiç solmasın gönül DERYA'mızda. 

 

 

 

 

 

METİN YÜCEL….

 

 
HAYAT SEVİNCE GÜZEL PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 31 Mayıs 2008

 Image      HAYAT SEVİNCE GÜZEL !   

           Günlerden bir gün seyyarın biri arabasına yüklediği yalanları satmak için yola koyuldu.Türlü türlü yalan vardı arabasında.Sokaklarda dolaştıkça azalıyorlardı.
 
Merhaba PDF Yazdır E-posta
Salı, 13 Mayıs 2008
 
NEDEN HAYIR DİYEMİYORUZ? PDF Yazdır E-posta
Pazar, 20 Nisan 2008

Neden hayir diyemiyoruz?

Hayir diyememekle,yasaminizi ne kadar yorucuhale getirebildiginizi,enerjinizin kaybini, gercekten idrak etmis

olsaydiniz, siz de mutlaka ''hayir'' kelimesini sozcukleriniz arasina

katardiniz.

 
İSRAİLLİ ÇOCUKLARDAN FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARA HEDİYE PDF Yazdır E-posta
Cuma, 18 Nisan 2008

     BU NASİL BİR NEFRETİN SAVAŞIDIR?

 

     Çocuklarımız için nasıl bir gelecek tasarlıyoruz? Barış ve huzur dolu bir dünya mı? Hayır! Savaş ve nefret dolu bir dünya!

    İsrail Lübnan'daki çocukları öldürüyor. Ama görüldüğü kadarıyla kendi çocuklarının geleceği hakkında da hiç düşünmüyor. Dünya liderleri ise hala oyun oynuyorlar, hala sivillerin ölmesine izin veriyorlar. Bu trajediyi sona erdirmek için yaptıkları toplantılarda hala nasıl gülümseyebiliyorlar, ben anlamıyorum. Bu insanların ölmesinden onlar da sorumlu, hem de en az İsrail ve Hizbullah kadar.
 Dünyamızda bütün bunlar olup biterken, nefret nefreti beslerken, gelecekte savaşsız bir dünya yaratabileceğimiz ümidi de son hızla yok oluyor. Kafasına bombalar yağan çocuktan nasıl bekleyebiliriz nefretini silmesini? Ya da o çocuklara atılacak füzelere "mesaj" yazan İsrailli çocuktan nasıl bekleriz barış dolu bir dünya istemesini? Çocuklarımızın akıl sağlığıyla oynuyoruz. Geleceğimizi kendi ellerimizle yok ediyoruz.

        İsrail'li çocuklar Lübnan'a atılacak olan füzelere mesajlar yazıyor...

 ''Sevgili Lübnanlı, Filistinli, Müslüman, Arap Hristiyan çocuklar...

Sevgiyle ölün !

imza:

İsrailli çocuklar !..''

İsrailli çocuklar Lübnan'daki kardeşlerine "hediye" gönderiyor...

"Hediye"ler Lübnan'lı çocuklara ulaşıyor!!!:


Evet İsrail'li çocuklar o füzelerin üzerine bunları yazıyor...bu nasıl bir öfkedir?

Bir ülke yeni nesilleri bu şekilde mi yetiştirmelidir?

Amaç karşı tarafı yok etmek o zaman, bu çok açık şekilde belli oluyor...

  Peki ya filistinli ve lübnanlı çocuklar...

Acaba bedenleri bu füzeler ile paramparça olurken böyle bir öfke mi duyuyorlar ?

ya da öfkenin tanımını yapabilirler mi sizce?

  Belki bilmedikleri bir yerlerde israilli çocuklarla bir araya gelseler her çocugun yapabileceği gibi oyunlar oynayacaklar masumca...

İsrail'in Lübnandaki çocukları öldürmesi ne kadar acı ise , bu olay da o kadar acı ve mühimdir...

  Vaadedilen topraklar diye gözünü kan bürümüş , 2. dünya savasında yasadıkları zulmü tüm dünyaya mal eden bir garip ülke var karşımızda: İsrail...

Yaşadıklarının acısını çıkarır gibi hareket ediyorlar...

Toplumsal psikolojileri çökmüş durumda ve aşırı makyavelist bir yapı içerisindeler...

  Bu yapının aktörleri oyunlarını çok iyi oynuyor ve bu oyuna çocukları dahil etmekten çekinmiyorlar, atılan nefret tohumları bomba olup füze olup lübnana, filistine yağıyor...

  Dünya bunlara seyirci kalıyor...israil çocuklarını bile savaşa dahil ediyor...

Medyadaki kalemlerimiz olan bitene tek kelime yazamıyor...

Neden?

Çünkü İsrail kızabilir...

 

                DERYA ORTA…

 

 

 

 
MERHABA GÖNÜL DOSTLARI... PDF Yazdır E-posta
Cuma, 18 Nisan 2008

                                MERHABA GÖNÜL DOSTLARI...
                   MERHABA MAGAZİN DÜNYASI ....
       MERHABA DERYA.....
 
 
           Hayalini kurduğum ama kendi kendime bile dile getiremediğim bir hayaldi DERYA MAGAZİN benim için.Bu satırları yazarken bile halen hayal gördüğümü düşünüyor ve inanamıyorum.

         Yaşarken bir hayalimi gerçekleştirmenin anlatılmaz mutluluğu,heyecanı ve haklı gururunu yaşıyor ve bu duygularımı sizlerle paylaşmak istiyorum.Haftalar, günler süren çok yoğun,yorucu ve uykusuz gecelerden sonra nihayet DERYA MAGAZİN PORTALIYLA karşınızdayız.
         Az önce sabah ezanı okunmasına,ekip olarak bır saat bile uyumamış olmamıza ragmen sizlerin karşısına çıkmanın verdiği heyecenla dipdiri bir şekilde karşıladık yeni günün ilk ışıklarını.Özellikle bilişim ekibimizden sevgili Fatih,Ahu ve Ersin arkadaşlarıma can siperane çalışmalarından dolayı sizlerin huzurunda ayrıca teşekkürler ediyorum.
 
        Çok zorlu bir yola çıktık ve henüz yolun en başındayız ama içimizde öyle yoğun bir heyecan,öyle yoğun bir inanmışlık ve öyle bir azim varki yolumuza çıkan her engeli aşacak  ve herzaman en iyiyi sizlere sunmaya calışacağız.
 
        Entrikalara,dedikodulara,çamur atmalara aldırmadan daima cesur,kararlı ve doğru haberlerle karşınızda olacak,sizlere her konuda rehberlik yapmaya çalışacağız.
 
        Her geçen gün kendimizi geliştirecek,hep daha iyiyi yakalamaya çalışacak ve sizlerin desteğiyle sürekli kendimizi yenileyeceğiz.
 
        Şartlar ve koşullar ne olursa olsun,Savaşlar ve zaferler inanmış askerlerle kazanılır.biz DERYA MAGAZİN olarak inançla,heyecanla çıktığımız  bu yola baş koyduk.
 
        En çarpıcı röpartajlarla karşınıza çıkacak,sorulması en zor soruları sizler için soracak ve en doğru cevapları sizlere ulaştıracağız.
 
        Güzel ülkemizin ve Avrupa'yı Asya'ya bağlayan,boğazın incisi güzel İstanbul'umuzun her köşesini sizler için gezecek,en güzel yerleri sizler için seçecek semt semt bilginize sunacağız.
 
        Bir bayram havası yaşıyor ve en büyük hayallerimden birini gerçeğe dönüştürmemin verdiği mutluluğun inanılmaz coşkusuyla DERYA MAGAZİN Dergisini 1 Mayıs bahar bayramında sizlere ulaştırabilmek için durmadan dinlenmeden çalışmaya devam ediyoruz.

        Evet sevgili okurlarımız ve gönül dostlarımız Magazin ve haber dünyasına yeni bir ses,yeni bir nefes ve yeni bir heyecan getirecek olan DERYA MAGAZİN dergisi 1 Mayıs bahar bayramında sizlerle buluşuyor.

        Kalbinde temiz ve güzel dilekleri yaşatan her insanın hayalinin gerçekleşmesi dileğiyle sevgi pınarıyla gönül bahçesinde beslenen DERYA ‘ da buluşmak dileğiyle

        Dostça ,sevgiyle ama DERYA ‘ sız kalmamak dileğiyle .......

 

         METİN YÜCEL.........

 

 
TEK SORULUK ANKET PDF Yazdır E-posta
Cuma, 18 Nisan 2008

TEK SORULUK ANKET


        Dünya çapında bir anket yapılmış. Sadece bir soru  sorulmuş:


"Lütfen dünyanın geri kalan kısmındaki yiyecek eksikliğine bir çözüm ile ilgili kişisel görüşünüzü dürüstçe belirtiniz."


Anket büyük bir başarırsızlıkla sonuçlanmış. Çünkü;


* Afrika'da insanlar "yiyecek" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


* Batı Avrupa'da insanlar "eksiklik" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar


* Doğu Avrupa'daki insanlar "kişisel görüş"ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


* Orta Doğu’da insanlar "çözüm"ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


* Güney Amerika'daki insanlar "lütfen" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


* İsrail'deki insanlar "dürüstlük" kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar.


* Ve Amerika’daki insanlar "dünyanın geri kalan kısmı”nın ne anlama geldiğini bilmiyorlar.

 

ALLAH BİZLERİ KENDİNİ ANLAMAKTAN MAHRUM BIRAKAMASIN.

AMİN......AMİN.....AMİN.....


 
Sevilmeyi hakedecek insanı bulabilmek PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 16 Nisan 2008

sevilmeyi hakedecek insanı bulabılmek......

Kadin her sabah oldugu gibi o günde beyaz degnegi ve el yordami

>ile otobüse
>binmisti.

soför:
>-Soldan üçüncü sira bos hanimefendi, dedi.
>
>Kadin 32 yasinda güzel bir bayandi ve esi oldukça yakisikli bir
>deniz subayi idi. Bundan bir kaç ay önce yanlis bir teshis sonucu
>gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti genç kadin ve
>asla göremeyecekti.
>
>Kocasi ameliyattan sonra aci gerçegi ögrenince yikilmis ve kendi
>kendine bir söz vermisti. Asla karisini yalniz birakmayacak, ona
>sonuna kadar destek olacak, kendi ayaklari üzerinde durana kadar
>cesaret verecekti.
>Günler geçiyordu. Kadin her geçen gün kendini daha kötü
>hissediyor, çok sevdigi kocasina yük oldugunu düsünüyordu. Esinin
>bu içine kapanik,karamsar hali kocayi çok üzüyordu. Bir an önce
>bir seyler yapmasi gerekiyordu, karisi günden güne kendi içine
>kapanik dünyasinda kayboluyordu.
>Bütün gün düsündü koca, nasil yardim edebilirim güzeller güzeli
>esime diye. Birden aklina esinin eski isi geldi. Geri dönmesini
>isteyecekti. Ama bunu ona nasil söyleyecekti, çünkü artik çok
>kirilgan ve nesesizdi. Bütün cesaretini toplayarak aksam karisina
>konuyu açti. Karisi dehsetle gözlerini açti:
>
>-Ben bunu nasil yaparim ben körüm, diye bagirdi.
>
>Kocasi ona destek olacagini, her sabah kendisinin ise
>birakacagini ve aksamlari da is çikisinda alacagini ve ona çok
>güvendigini söyledi.
>Çünkü esini taniyordu ve bunu basarabilecegini biliyordu. Kadin
>büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü esini çok seviyordu ve
>onu kirmak istemiyordu. Her sabah esini isine birakiyor ve
>aksamlari da aliyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi, karisi
>eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocasi daha fazlasini
>istiyordu, kendisine söz vermisti sonuna kadar gidecekti. Aksam
>karisina:
>
>
>-Artik ise kendin gidip gelmelisin, dedi.
>
>Kadin sasirmisti. Bunu asla yapamayacagini söyledi. Kocasi israr
>edince onu yine kiramadi ve bütün cesaretini topladi. Bunu
>kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.
>
>Sabahlari kadin artik otobüs duragina kendisi gidiyor, otobüsüne
>>biniyor ve otobüsten inerek isine gidebiliyordu. Günler günleri
>kovaladi, hiç bir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken,

 

>soför:
>Sizi kiskaniyorum, hanimefendi dedi.

>Kadin kendisine söylenip söylenmedigini anlayamadan, neden diye
>sordu.

Soför:
>- Çünkü her sabah sizin arkanizdan bir deniz subayi genç adam
>otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakiyor,
>otobüsten indikten sonra yesil isikta yolun karsisina geçmenizi
>bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanizdan öpücük yollayip
>size her gün sevgiyle el salliyor, dedi.

HERKESIN BU KADAR SEVMESI VE SEVILMESI, HEPSINDEN DE ÖNEMLISI BÖYLE BIR SEVGIYI HAK EDECEK INSANI BULMASI DILEGIYLE...

Aysun GAMZELİM...

 

 
Merhaba PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 14 Şubat 2008
 
Advertisement

Giriş Formu

Derya Magazin Derya Magazin - YAZARLAR

Günlük Falınız

Koç Burcu Boğa Burcu Ikizler Burcu Yengeç Burcu
Aslan Burcu Başak Burcu Terazi Burcu Akrep Burcu
Yay Burcu Oğlak Burcu Kova Burcu Balık Burcu

Piyasalar

USD Alış1.2310 YTL
USD Satış1.2369 YTL
EURO Alış1.9314 YTL
EURO Satış1.9407 YTL

Hava Durumu

Site İstatistik

Bugün222
Dün263
Bu Hafta1517
Bu Ay1234
Toplam17670
Design by Karizma Studio