|
|
3 Harften Oluşan Ama Bir Ömre Sığmayan Kelime "AŞK" |
|
|
|
|
Yazar Metin Yücel
|
|
Çarşamba, 14 Ocak 2009 |
|

ÜÇ HARFTEN OLUŞAN AMA BİR ÖMRE SIĞMAYAN KELİME "AŞK"
Evet,"AŞK"
Hepimiz, Şirin’ine kavuşmak için dağları delen Ferhat’ı, Ermeni kızı Aslı’ya aşık olan Kerem’i, Leyla’sına kavuşamayıp, aşk acısıyla çöllere düşen ve oralarda sefil yaşam sürüp. Leyla’sı için ölen Mecnun’un cennetteki kavuşmalarını bilmeyenlerimiz ve bu büyük aşklara şapka çıkartmayanımız yoktur.
Büyülü üç sözcük uğruna ne cinayetler işlenip, ne ülkeler son bulmuştur. Cleopatra, Jul Sezar veMarcus Antonius arasındaki karmaşık aşkın bir imparatorluğun iç savaşa sürüklenmesini, ardından da tarihe mal olan ve güzel kraliçenin hayatına son vermesini, kısacası tarihi aşkların ne kadar güçlü olabildiğini birçoğumuz biliriz. Tarihte birçok lider, aşklarının büyüklüklerini ispatlamak için, ellerine geçirdikleri güçleri ile denemektedirler. Yüzbinlerce insan, bir aşk uğruna savaşlarda ölüme sürüklenmediler mi? Hem de ardında nice sevdalar bırakarak. Şimdi, “ Ah! Nerde O Eski Aşklar?” , “ Bizler, sevgiliye ‘Siz’ derdik”, “Bizim aşkımızda sevgi ve saygı vardı” derken, günümüz aşklarını mı yermeye çalışıyoruz dersiniz?
Günümüzde Aşkı, sevgiyi ve ihaneti tam anlamıyla önemsemiyoruz. “ Seni seviyorum” sözcüğünü, karşımızdakine söylemekten korkuyor, çekiniyor ve ürküyoruz. Yoksa küreselleşme, meta, kapitalizm ve teknoloji sözcüklerinin öne çıkması mı, insanları aşktan uzaklaştırdı?
Şehvet geldi, aşkın pabucu dama atıldı. Şimdiki gençlere bir bakın, sevdaları Internet olmuş. Sevgiyi yüz yüze söylemekten çekiniyorlar. Bir çocuğun oyuncağından bıktığı gibi sevdayı hemen terk ediyorlar. Yeni limanlar arıyorlar. Hem de bilinmeyen meçhule yol alarak. Bunu yalnızca küçükler mi yapıyor sanıyorsunuz?
Günümüzde insanlar güç elde etmek için varını yoğunu ortaya koyuyor. İstedikleri şeyin elde edilmesi ne kadar zorsa, arzuları da o kadar büyük oluyor. Yasak olan her şey de şehveti doğuruyor. Bu da sanırım beynimizin salgıladığı depomin maddesinin oynaklığından olsa gerek. O madde değil mi ki, bizleri yasak olan sevdalara sürükleyen? Sürüklerken de peşinde bıraktığı izlerde, günümüz aile ve toplumsal sorunlarını beraberinde getiren?
Biz buna kısaca “ İhanet” diyoruz. Biliyorsunuz ki, ihanetlerde, her insan kendi yaşam biçimine ihanet eder. Bu da ilişkileri karmaşık bir hale sokar. Yüreklerde derin acılar bırakır. Nasıl, mutluluk ve mutsuzluk birlikte adlandırılmıyorsa ihanette, sadakatle birlikte adlandırılmıyor. Hiç bitmeyecek gibi düşündüğümüz hayat aslında o kadar kısa ki!
Seni Seviyorum.
Utanmayalım, çekinmeyelim ve korkmayalım bu kelimeyi söylemekten ama bıktırmayalım da sevdiğimizi. Bu kelimeler yozlaşmasın, basitleşmesin ve değerini yitirmesin. Sevilmeyi hak eden sevgiliye en azından sabah uyandığımızda ve akşam yatmadan önce söyleyelim “SENİ SEVİYORUM” diye.
Var mıdır sevgiliye verilecek daha güzel bir armağan? Yeni başlayan gün daha bir güzel geçer ve gece uyumak için girdiğinde yatağına, gözlerini kapamadan önce bu iki sihirli kelimeyi sevgiliden duyduğunda gözkapakları mutlulukla kapanır insanın ve düşler dünyasına yol alır mutluluk ve huzurla.
Sorun etrafınızdaki tüm insanlara “ kaç yıl yaşayacaksın” diye. Göreceksiniz ki alacağınız tek bir cevap vardır.”ALAH BİLİR” .
Mademki bu sorunun cevabını bilemiyoruz, tüm canlılar gibi biz insanlarında bu dünyada geçici olduğunu ve adı hayat olan yolculuğumuzun sonunda yanımızda en ufak bir şey bile götüremeyeceğimizi unutmayalım ve en azından sabah ve akşamları sevgilimize “SENİ SEVİYORUM” diyelim.
“SENİ SEVİYORUM” kelimesini söyleyecek bir sevgiliye sahipseniz ne mutlu size.Gururla,mutlulukla ve en saf duygularla sevgilinizin kulağına fısıldayıverin “ SENİ SEVİYORUM”
Durmayın, sizde bu yazıyı okuduktan sonra hemen sevdiğinizi arayın ve “SENİ SEVİYORUM” diyin.
Gerçek bir AŞK’A ve bu aşk’ı hak edecek bir sevgiliye sahip olmanız dileğiyle…
Metin YÜCEL
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 7 - 11 Toplam: 11 |